info@gunaydinhukuk.org
Babacan Port Royal Rezidans B Blok Daire:26 Küçükçekmece / İstanbul

Takip Edin:

Aile HukukuBilişim HukukuKripto Varlık HukukuMiras HukukuBoşanmada Eşin Gizlediği Kripto Varlık Nasıl Tespit Edilir?

Boşanma ve mal rejiminin tasfiyesi bakımından kripto varlığın eşlerden biri adına borsada veya kişisel cüzdanda tutulması, diğer eşin bu varlık üzerinde doğrudan ayni hak sahibi olduğu anlamına gelmez. Bununla birlikte kripto varlığın evlilik devam ederken edinilmiş mal niteliğinde olması hâlinde, tasfiye hesabına dahil edilmesi gereken bir değer söz konusu olabilir.

Türk Medeni Kanunu’nda eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıl rejim olarak kabul edilmiştir. Edinilmiş mal, mal rejiminin devamı süresince karşılığı verilerek elde edilen malvarlığı değeridir. Kripto varlık, hukuki niteliği bakımından maddi bir eşya değil; ekonomik değer taşıyan dijital bir malvarlığı unsurudur. Bu nedenle kripto varlığın tasfiyeye tabi olup olmadığı; varlığın hangi tarihte, hangi kaynakla ve hangi eş tarafından edinildiğine göre belirlenir.

TÜRK MEDENİ KANUNU – DÜRÜSTLÜK KURALI VE EDİNİLMİŞ MAL

Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.

Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.

Edinilmiş mal, her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir.

Bir eşin edinilmiş malları özellikle şunlardır:

  1. Çalışmasının karşılığı olan edinimler,

  2. Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler,

Kripto varlığın tasfiye dışında bırakılması için cüzdanın gizlenmesi, borsa hesabının kapatılması veya varlıkların üçüncü kişilere aktarılması tek başına yeterli değildir. Esas soru, mal rejiminin sona erdiği tarihte veya tasfiye bakımından dikkate alınması gereken dönemde eşin ekonomik olarak bu varlığa sahip olup olmadığıdır.

Burada önemli bir usul düzeltmesi de yapılmalıdır: HMK m. 279, banka veya borsadan bilgi isteme hükmü değildir. HMK m. 279, bilirkişi raporunun kapsamını ve bilirkişinin görev sınırlarını düzenler. Bilirkişi, özel veya teknik bilgi gerektiren hususlarda inceleme yapabilir; hukuki nitelendirme ve değerlendirme yapamaz. Banka ve platform kayıtlarının getirtilmesi ise mahkemenin delil toplama yetkisi, belge ibrazı, müzekkere ve gerektiğinde ihtiyati tedbir mekanizmaları üzerinden yürütülür.

Gizlenen Kripto Varlığın Mal Rejimi Tasfiyesindeki Sonucu

Eşin kripto varlığını saklaması üç ayrı hukuki sonuç doğurabilir.

İlk olarak, dürüstlük kuralına aykırılık gündeme gelir. Eş, mal rejiminin tasfiyesinde kendi malvarlığına ilişkin bilgileri tamamen yok sayamaz. Özellikle diğer eşin delillere ulaşma imkânı sınırlıysa, mahkemeye sunulması gereken bilgi ve belgelerin bilinçli biçimde saklanması TMK m. 2 kapsamında hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilir.

İkinci olarak, gizlenen varlık tasfiye hesabına dahil edilebilir. Eşin kripto varlığı evlilik sırasında edinilmiş gelirle alınmışsa, varlık veya bunun tasfiye tarihindeki karşılığı hesaplamaya alınır. Varlığın başlangıçta kişisel mal olduğu ileri sürülüyorsa, bu iddianın dayanakları ayrıca incelenir. Kripto varlığın cüzdanda bulunması, onun hangi kaynakla edinildiğini tek başına göstermez.

Üçüncü olarak, mal kaçırma veya katılma alacağını azaltma amacıyla yapılan devirler bakımından TMK m. 229 uygulanabilir. Mevcut mevzuat metninde, mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan yapılan olağan dışı karşılıksız kazandırmaların ve katılma alacağını azaltma kastıyla gerçekleştirilen devirlerin edinilmiş mallara değer olarak ekleneceği düzenlenmiştir.

Bu kesitte aktarılan yaklaşım, kripto varlığın doğrudan ortak mülkiyete geçirilmesinden çok, değerinin tasfiye alacağı hesabına dahil edilmesinin önemini gösterir. Ancak kripto varlıkların özel teknik yapısı nedeniyle bu yaklaşımın blokzincir üzerindeki transfer yetkisini kendiliğinden çözmediği ayrıca belirtilmelidir.

Banka Hesap Hareketleri

Banka kayıtları, gizlenen kripto varlığın tespitinde çoğu zaman en güçlü başlangıç delilidir. Çünkü kripto borsalarına yapılan ilk Türk lirası yatırma işlemleri, borsadan banka hesabına yapılan çekimler ve borsaya bağlı ödeme hareketleri banka ekstrelerinde görülebilir.

İncelenmesi gereken kayıtlar şunlardır:

  • Borsalara yapılan Türk lirası havale ve elektronik transferleri,
  • Borsalardan banka hesabına gelen çekimler,
  • Aynı gün veya yakın tarihlerde yapılan yüksek tutarlı para hareketleri,
  • Kripto varlık alımından önceki kaynak transferleri,
  • Bir devir mi olduğu birlikte değerlendirilir.

Mal rejiminin tasfiyesinde kural olarak diğer eşin talebi ayni hak değil, katılma alacağı niteliğinde kişisel alacaktır. Bu nedenle mahkemeden doğrudan belirli bir Bitcoin veya Ethereum miktarının mülkiyetinin devredilmesi her durumda istenemez. Talep, varlığın tasfiye hesabına alınması ve buna göre alacağın belirlenmesi şeklinde kurulmalıdır.

Anayasa Mahkemesi 2016/724B.

“… mal rejimi sona erdiğinde eşlerin ya da mirasçılarının tasfiye davası sonucunda katkı payı, değer artış payı ve artık değere katılma alacak hakları doğduğuna ve kural olarak, eşlerden birine ait mal varlığında, diğer tarafın mülkiyet veya başka ayni hak talebi söz konusu olamayacağına, mal rejiminin tasfiyesi isteğinde bulunan eşe ya da mirasçılarına tanınan hak ayni olmayıp, şahsi alacak hakkı olduğuna …”

Banka ekstresinde doğrudan “Bitcoin alımı” yazmayabilir. Bu nedenle tek bir açıklama satırına dayanılmamalıdır. Tarih, tutar, karşı hesap, borsa adı, işlem yoğunluğu ve aynı dönemdeki elektronik yazışmalar birlikte değerlendirilmelidir.

Banka kayıtlarının istenmesi için mahkemeden ilgili bankalara müzekkere yazılması talep edilebilir. Talep genel ve sınırsız olmamalıdır. Hangi bankanın, hangi tarih aralığının, hangi hesapların ve hangi işlem türlerinin araştırılacağı somutlaştırılmalıdır.

Gizleme veya aktarım riski varsa, banka hesaplarındaki varlıkların ve kripto borsalarındaki hesapların boşaltılmasını önlemeye yönelik ihtiyati tedbir talep edilebilir. Tedbirin kapsamı, eşin bütün malvarlığını kullanılamaz hâle getirecek ölçüsüzlükte değil; uyuşmazlık konusu varlığın korunmasını sağlayacak ölçüde kurulmalıdır.

Vergi Beyanları ve Mali Kayıtlar

2026 yılı itibarıyla kripto varlık kazançlarının her gerçek kişi bakımından otomatik ve genel bir beyan zorunluluğuna tabi olduğu yönünde genel bir kabul kurulamaz. Vergilendirme, işlemin niteliğine, kişinin faaliyetinin sürekliliğine, ticari veya mesleki organizasyon bulunup bulunmadığına, elde edilen gelirin türüne ve yürürlükteki özel düzenlemelere göre değerlendirilmelidir.

Bu nedenle “2026 itibarıyla bütün kripto kazançları beyan edilmek zorundadır” şeklindeki kategorik ifade hukuken güvenli değildir. Buna karşılık eşin vergi beyannamesinde, ticari defterlerinde, şirket kayıtlarında veya mali müşavir yazışmalarında kripto işlemlerine ilişkin beyanda bulunmuş olması önemli delil olabilir.

İncelenebilecek belgeler şunlardır:

  • Gelir veya kurumlar vergisi beyannameleri,
  • Serbest meslek veya ticari kazanç kayıtları,
  • Şirket muhasebe kayıtları,
  • Mali müşavir yazışmaları,
  • Kripto varlık alım satımına ilişkin fatura veya dekontlar,
  • Varlıkların işletme hesabına alınmasına ilişkin kayıtlar,
  • Kredi ve yatırım portföyü belgeleri.

Vergi kaydının bulunmaması, kripto varlığın mevcut olmadığı anlamına gelmez. Aynı şekilde vergi beyannamesinde yer alan bir tutar da doğrudan tasfiye tarihindeki gerçek bakiyeyi göstermeyebilir. Vergi belgeleri, banka hareketleri ve blokzincir kayıtlarıyla çapraz kontrol edilmelidir.

Kripto Borsalarından Bilgi Talebi

Türkiye’de faaliyet gösteren kripto varlık hizmet sağlayıcılarından mahkeme aracılığıyla bilgi istenmesi mümkündür. Ancak müzekkere, eşin kimlik bilgilerini, kullanıcı hesabını, tarih aralığını ve istenen kayıt türlerini açıkça göstermelidir.

Talep edilebilecek bilgiler arasında şunlar bulunabilir:

  • Hesabın açılış ve kapanış tarihi,
  • KYC kayıtları,
  • Hesaba yatırılan ve çekilen Türk lirası tutarları,
  • Kripto varlık alım satım emirleri,
  • Cüzdan adresleri,
  • Platform dışına yapılan transferler,
  • Platform içi varlık bakiyeleri,
  • Hesap hareketlerinin zaman damgalı dökümleri,
  • İletişim ve güvenlik kayıtları.

Türk platformlarının mahkeme müzekkerelerine yanıt verme pratiği, talebin kapsamına ve kararın açıklığına göre değişebilir. Platform, kişisel verilerin korunması, müşteri sırrı ve yetki sorunlarını ileri sürebilir. Ancak usulüne uygun mahkeme talebiyle istenen kayıtlar bakımından bilgi sunma veya kayıtların mahkemeye gönderilmesi gündeme gelebilir.

Yurt dışı borsalarda ise Türk mahkemesinin müzekkeresi her zaman doğrudan sonuç doğurmaz. Platformun bulunduğu ülke, şirketin Türkiye’de temsilcisinin bulunup bulunmadığı, uluslararası adli yardım mekanizmaları ve ilgili ülkenin veri aktarımı kuralları önem kazanır. Davacı taraf, yabancı borsaya doğrudan başvuru yapabilir; fakat eşin hesabına ilişkin bilgi paylaşımı için yetki ve kimlik doğrulaması istenmesi muhtemeldir.

Yetersiz vekâletnameyle yapılan başvurular çoğu zaman sonuç vermez. Özellikle müvekkilin kendi hesabı ile karşı tarafın hesabı ayrıştırılmalı; karşı taraf hesabına ilişkin bilgiler için mahkeme kararı veya açık yetki dayanağı gösterilmelidir.

On-chain Analiz ve Blokzincir Kayıtları

Açık adres, işlem geçmişi ve blokzincir üzerindeki hareketler, eşin kripto varlığını tespit etmek açısından önemli olabilir. Ancak bir adresin eşe ait olduğu sonucuna yalnızca adresin bilinmesiyle ulaşılamaz.

On-chain analizde şu unsurlar birlikte incelenmelidir:

  • Borsadan cüzdana yapılan ilk transfer,
  • Eşin banka hesabından borsaya gönderilen tutarla zaman uyumu,
  • Cüzdanın işlem kalıpları,
  • Adresler arasında tekrar eden transferler,
  • Donanım cüzdanı veya yazılım cüzdanı kayıtları,
  • Eşin elektronik yazışmalarındaki adres bilgileri,
  • İşlemlerin borsa hesabıyla bağlantısı,
  • Varlıkların başka adreslere ve merkezi platformlara aktarılması.

Blokzincir kaydı, işlemin gerçekleştiğini ve belirli bir adresin belirli bir zamanda hangi hareketleri yaptığını gösterebilir. Fakat private key sahibinin kim olduğunu doğrudan göstermez. Bu nedenle adres sahipliği, banka ve borsa kayıtlarıyla desteklenmelidir.

On-chain raporun mahkemeye sunulması için her zaman bilirkişi raporu zorunlu değildir. Tarafça sunulan teknik rapor, ekran görüntüsü, işlem kimliği ve blok gezgini çıktıları delil başlangıcı veya belge olarak değerlendirilebilir. Ancak adres sahipliği, işlem zincirinin yorumlanması, cüzdan kümelerinin oluşturulması veya karışık işlemlerin ayrıştırılması teknik uzmanlık gerektiriyorsa bilirkişi incelemesi talep edilmelidir.

HMK m. 279 bakımından bilirkişi yalnızca özel veya teknik bilgi gerektiren konularda açıklama yapabilir; “bu varlık davalıya aittir” şeklindeki hukuki sonuç mahkemeye aittir.

Türk mahkemelerinin on-chain adres analizini tek başına ve yerleşik biçimde kabul ettiğini söylemek için henüz yeterli uygulama bulunmamaktadır. Adres analizi destekleyici delil olarak güçlü olabilir; fakat banka, borsa, elektronik yazışma veya cihaz incelemesiyle desteklenmeyen salt kümelendirme raporu tek başına yeterli görülmeyebilir.

MASAK Kayıtları ve Bilgi Talebi

MASAK, suç gelirlerinin aklanmasının ve terörizmin finansmanının önlenmesi alanında görev yapan idari birimdir. Avukatın, boşanma ve mal rejimi tasfiyesi davasındaki özel alacak iddiası nedeniyle MASAK’a doğrudan başvurarak karşı tarafın bütün kripto varlık kayıtlarını istemesi kural olarak mümkün değildir.

MASAK kayıtları, özel hukuk davasında tarafın serbestçe erişebileceği bir malvarlığı sicili değildir. Bilgi talepleri, görevli kamu makamlarının kanuni yetkileri çerçevesinde ve ilgili soruşturma veya denetim süreçlerinde gündeme gelir.

Somut olayda kara para aklama, dolandırıcılık, sahtecilik, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması veya başka bir suç şüphesi varsa Cumhuriyet Başsavcılığına başvurulabilir. Savcılık, soruşturma yetkileri kapsamında ilgili finansal kuruluşlardan ve gerekli hâllerde diğer kurumlardan bilgi isteyebilir. Mahkeme de görülmekte olan uyuşmazlığın kapsamı içinde gerekli gördüğü kayıtları ilgili kurumlardan talep edebilir.

Ancak sırf eşin kripto varlığını boşanma davasında açıklamadığı iddiası, kendiliğinden MASAK incelemesi yapılmasını gerektirmez. Mal rejimi uyuşmazlığı ile suç soruşturması birbirine karıştırılmamalıdır.

İşe Yaramayan veya Zayıf Kalan Yaklaşımlar

Sadece “eşimin kripto varlığı olduğunu düşünüyorum” şeklindeki beyan, mahkemenin belirli bir araştırma yapması için çoğu durumda yeterli değildir. Şüphe, araştırma talebinin başlangıç noktası olabilir; fakat banka dekontu, borsa adı, cüzdan adresi, mesaj kaydı, cihaz bilgisi veya işlem tarihiyle somutlaştırılmalıdır.

Teknik açıdan yetersiz belgeler de sorun yaratır. Tarih ve işlem kimliği bulunmayan ekran görüntüleri, hangi cüzdana ait olduğu açıklanmayan adres listeleri, değerleme tarihi belirtilmeyen bakiye görüntüleri ve kaynağı belirsiz tablo dosyaları delil gücünü azaltır.

Borsaya yapılan başvurularda yetki belgesinin yetersiz olması da sonuçsuz kalabilir. Karşı tarafın hesabına ilişkin bilgi talep eden kişi, mirasçı veya hesap sahibi değilse, yalnızca genel vekâletnameye dayanarak platformdan bilgi alamayabilir. Bu durumda mahkeme müzekkeresi, açık görev tanımı ve gerektiğinde kişisel veri aktarımının hukuki dayanağı gösterilmelidir.

İhtiyati Tedbirin Usulü ve Süresi

İhtiyati tedbir, mevcut durumdaki değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, imkânsız hâle gelmesi veya gecikme nedeniyle ciddi zarar doğması riski bulunuyorsa istenebilir.

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU – İHTİYATİ TEDBİRİN ŞARTLARI

Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.

İhtiyati tedbir talebi, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep olunur.

Boşanma davası devam ederken mal rejiminin tasfiyesine ilişkin talepler çoğu durumda ayrıca veya boşanma kararının kesinleşmesinden sonra ileri sürülebilir. İhtiyati tedbir bakımından görevli mahkeme, talebin hangi esas uyuşmazlıkla bağlantılı olduğuna göre belirlenir. Boşanma davasındaki geçici önlemler için Aile Mahkemesi; kripto varlığın tasfiyeye konu malvarlığı olarak korunmasına yönelik bağımsız tedbir talebi için ise esas alacak veya tasfiye davasına bakacak görevli mahkeme değerlendirilmelidir.

Tedbir talebinde yalnızca “kripto varlıklar dondurulsun” denilmemelidir. Hangi borsa hesabı, hangi adres, hangi tarih aralığı ve hangi işlem riskinin bulunduğu açıklanmalıdır. Mahkeme, tedbir kararının uygulanabilir olması için platforma gönderilecek yazıda hesap sahibini, hesabı ve uygulanacak işlemi belirlemelidir.

Tedbir talebi kabul edilirse kararın uygulanması ve gerekiyorsa teminat yatırılması gündeme gelir. Tedbir kararının uygulanmasından sonra kanuni süreler içinde esas davanın açılması veya mevcut davada ilgili talebin ileri sürülmesi gerekir. Bu süreler somut tedbir kararına göre hesaplanmalıdır; sürenin kaçırılması tedbirin kaldırılması riskini doğurabilir.

Boşanmada gizlenen kripto varlığın tespiti, tek bir delile değil; banka hareketleri, borsa kayıtları, vergi belgeleri, elektronik veriler ve blokzincir işlemlerinin birbirini doğrulamasına dayanır. Eşin yalnızca cüzdan adresini gizlemesi değil, varlığın kaynağını ve mal rejimi dönemindeki ekonomik niteliğini saklaması önem taşır.

En güçlü başlangıç delili çoğu dosyada banka hareketidir. Banka kaydı borsayı ortaya çıkarabilir; borsa kaydı cüzdan adresini gösterebilir; on-chain analiz ise adresin işlem geçmişini belirleyebilir. Fakat adres analizi, Türk mahkemelerindeki kabul pratiği henüz yerleşmediği için tek başına güvenli bir ispat zemini değildir.

Bugün yapılması gereken somut adım, mal rejiminin sona erme tarihini esas alarak banka, borsa ve bilinen blokzincir adresleri bakımından delil haritası çıkarmak; transfer veya hesap boşaltma riski varsa uygulanabilir bir ihtiyati tedbir talebiyle birlikte ilgili kayıtların mahkeme müzekkeresiyle getirtilmesini istemektir.

https://gunaydinhukuk.org/wp-content/uploads/2022/05/ghb-1.png
Babacan Port Royal Rezidans Kartaltepe Mah. 1. Malazgirt Cad. No:6/2 B Blok Daire:26 Küçükçekmece / İstanbul
0212 951 05 15
info@gunaydinhukuk.org

Takip Edin:

YASAL UYARI

Bu web sitesinde yer alan içerikler Avukat & Müvekkil ilişkisi oluşturmaya yönelik değildir ve bir davet veya reklam olarak dikkate alınmamalıdır. Web sitesinde bulunan tüm içeriklerin telif hakkı Av. Cemal Vehbi GÜNAYDIN’a aittir. Web sitesindeki içeriklerin izinsiz bir şekilde kopyalanarak veya kısaltılarak başka web sitelerinde yayınlanmasının tespiti halinde hukuki ve cezai işlem uygulanacaktır.

© 2026 Günaydın Hukuk Bürosu – Tüm Hakları Saklıdır.